İstanbul Kurtköy’de konumlanan Üniversite Kampüsü, farklı akademik birimleri, sosyal alanları ve ortak kullanım mekânlarını bütüncül bir yerleşke anlayışı içerisinde bir araya getiren eğitim kompleksi olarak tasarlanmıştır.
Projenin temel yaklaşımı, fakülte yapılarını birbirinden bağımsız bloklar olarak ele almak yerine; açık alanlar, yaya aksları, meydanlar, teraslar ve peyzaj üzerinden birbirine bağlanan sürekli bir kampüs yaşamı oluşturmaktır.
Yerleşkenin doğal kot farkları, kampüs organizasyonunun önemli bir parçası hâline getirilmiş; farklı seviyelerde oluşturulan açık alanlar, amfi basamakları ve teraslı peyzaj sayesinde hem yapı girişleri arasında güçlü bağlantılar kurulmuş hem de öğrencilerin ders dışında vakit geçirebileceği çeşitli sosyal alanlar oluşturulmuştur.
Kampüs Yerleşimi ve Mekânsal Kurgu
Kampüs, farklı fakültelerin kendine özgü mimari kimliğini koruduğu ancak ortak bir malzeme ve peyzaj diliyle birbirine bağlandığı çok parçalı bir yerleşke olarak kurgulanmıştır.
Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve diğer eğitim yapıları; merkezi açık alanlar ve yaya rotaları çevresinde konumlandırılmıştır.
Binaların farklı yükseklik ve cephe karakterlerine sahip olması, fakültelerin kampüs içinde kolaylıkla ayırt edilmesini sağlarken; açık renkli taş yüzeyler, cam cepheler ve kontrollü renk kullanımı tüm yerleşkede ortak bir mimari dil oluşturur.
Topoğrafya ve Teraslı Yerleşim
Projenin belirgin özelliklerinden biri, kampüsün eğimli arazi koşullarına uyum sağlayan teraslı mekânsal organizasyonudur.
Kot farkları; istinat yüzeyleri, geniş basamaklar ve peyzaj terasları aracılığıyla çözülmüş, böylece kampüs boyunca farklı seviyelerde yeni kamusal alanlar oluşturulmuştur.
Merkezi açık alanın çevresindeki geniş amfi basamakları yalnızca kot farkını çözmekle kalmaz; öğrencilerin oturabildiği, buluşabildiği ve açık hava etkinliklerinin gerçekleştirilebildiği sosyal bir kampüs mekânına dönüşür.
Merkezi Kampüs Avlusu
Fakülte yapılarının arasında oluşturulan merkezi açık alan, kampüs yaşamının ana buluşma noktası olarak ele alınmıştır.
Su öğesi boyunca devam eden ahşap yaya yüzeyleri, küçük köprüler, pergolalar ve oturma alanları; daha sert akademik yapı karakterini yumuşatan ve öğrenciler için gündelik kullanım imkânı yaratan bir peyzaj sistemi oluşturur.
Bu alan, yalnızca yapıların arasında kalan bir boşluk değil; öğrencilerin çalışma, dinlenme, sosyalleşme ve karşılaşma ihtiyaçlarına cevap veren aktif bir kampüs meydanıdır.
Peyzaj Tasarımı
Peyzaj, kampüs tasarımının tamamlayıcı bir unsuru olarak değil, bütün yapıları birbirine bağlayan ana organizasyon aracı olarak ele alınmıştır.
Yeşil teraslar, çim yüzeyler, yoğun bitkilendirilmiş geçiş alanları, gölgeli oturma bölgeleri ve yürüyüş aksları sayesinde farklı yoğunluklarda açık alanlar oluşturulmuştur.
Bazı kapalı alanların çatıları peyzajın devamı olarak değerlendirilmiş; böylece yapı, topoğrafya ve açık alan arasında daha bütünleşik bir ilişki kurulmuştur.
Mimarlık ve Tasarım Fakültesi
Kampüs içerisinde öne çıkan yapılardan biri olan Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, geniş cam yüzeyleri ve güçlü düşey cephe elemanlarıyla daha şeffaf ve üretim odaklı bir mimari karaktere sahiptir.
Yüksek giriş holü ve iç mekân boyunca devam eden görsel bağlantılar, fakülte içerisindeki farklı katların birbirleriyle ilişkisini güçlendirir.
Derslikler ve ortak alanlarda doğal ışığın maksimum düzeyde kullanılması hedeflenmiş; ahşap yüzeyler, açık renkli malzemeler ve sade mobilyalarla çağdaş ve sakin bir eğitim atmosferi oluşturulmuştur.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde daha düzenli ve modüler bir cephe dili tercih edilmiştir.
Derslikler, öğretim üyesi ofisleri, toplantı salonları ve ortak çalışma alanları; merkezi dolaşım sistemi çevresinde organize edilmiştir.
Geniş cam açıklıklar sayesinde dersliklerin kampüs peyzajı ile görsel ilişkisi korunmuş; doğal ışık, iç mekân tasarımının temel bileşenlerinden biri hâline getirilmiştir.
Cephe Tasarımı
Fakülte yapılarında farklı cephe karakterleri kullanılarak kampüs içerisinde yön bulmayı kolaylaştıran görsel kimlikler oluşturulmuştur.
Açık renkli taş yüzeylere eklenen kırmızı çerçeveler, ahşap görünümlü düşey güneş kırıcılar ve koyu renkli dekoratif paneller, farklı yapıların karakterlerini belirginleştirir.
Bu farklılaşmaya rağmen malzeme ölçeği, cephe oranları ve ortak zemin dili sayesinde kampüs bütünlüğü korunur.
Eğitim ve İç Mekânlar
İç mekânlarda işlevsellik, doğal ışık ve kampüsle görsel ilişki ön planda tutulmuştur.
Dersliklerde ahşap yüzeyler ve lineer aydınlatma kullanımıyla sıcak ve yalın bir eğitim ortamı oluşturulurken; giriş holleri ve danışma alanlarında daha geniş ve şeffaf mekânsal organizasyon tercih edilmiştir.
Yüksek cam cepheler ve galeri boşlukları, yapıların içerisindeki dolaşımın açık ve okunabilir olmasını sağlar.
Tasarım Yaklaşımı
Bu projede üniversite kampüsü yalnızca eğitim verilen yapıların bir araya geldiği fiziksel bir yerleşke olarak değil; öğrenme, üretim, sosyalleşme ve kamusal yaşamın kesintisiz biçimde devam ettiği bir akademik çevre olarak ele alınmıştır.
Mimari yapılar, açık alanlar ve peyzaj arasındaki sınırlar mümkün olduğunca yumuşatılmış; öğrencilerin fakülteler arasında hareket ederken kampüs yaşamını deneyimleyebileceği çok katmanlı bir açık alan ağı oluşturulmuştur.